Asal sayıların sonsuz olduğunu gösterirken, genelde aklımıza gelen şu ispat oluyor:
Tersine, asal sayıların sonlu olduğunu kabul edelim ve tüm asal sayıların kümesini ile gösterelim.
olsun. Varsayıma göre
asal olamaz, o halde
‘nin bir q asal böleni vardır. Ayrıca
‘dir, çünkü aksi halde q’nun
‘i bölmesi gerekir, ki bu bir çelişkidir. O halde asal sayılar sonsuz olmalıdır.
Çoğu yerde yazanın aksine, bu ispat aslında Öklid’in orijinal ifadesinden farklıdır. Çünkü M.Ö. 330-275 yılları arasında yaşamış olan Öklid’in, şuan gayet doğal kavramlar olarak görülen tamsayıları, bölünebilmeyi ve sonsuzu bizler gibi anlayıp ifade etmesini bekleyemeyiz.
Günümüzdeki yaklaşımdan farklı olarak, Antik Yunan’da tam sayıları soyut nesneler olarak değil, birimlerin sayısı olarak algılamışlar ve doğru parçalarının uzunlukları ile temsil etmişlerdir. Öklid, orijinal ispatta bölünebilme yerine “ölçme” ifadesini kullanmış ve bunu “a uzunluğundaki doğru parçalarının belli sayıdaki toplamı b’ye eşitse, a uzunluğu b’yi ölçer” şeklinde açıklamıştır. Önermenin orijinal ifadesi ve ispatı şöyledir:
Asal sayıların miktarı, belirlenmiş herhangi sayıda asal sayıdan daha fazladır.
İspat: A,B ve C asal sayılar olsun. A,B ve C’den daha fazla asal sayı olduğunu iddia ediyorum. A, B ve C ile ölçülen en küçük sayı olan DE’yi ele alalım. Daha sonra DE’ye DF birimini (yani, bir birim uzunluktaki doğru parçasını) ekleyelim.

EF ya asaldır ya da değildir. İlk olarak asal olduğunu kabul edelim. Bu durumda, A, B, ve C’den daha fazla asal sayı bulmuş olduk. Şimdi de EF’nin asal olmadığını kabul edelim. Bu durumda EF, bazı asal sayılarla ölçülecektir. Diyelim ki EF, G asal sayısı ile ölçülsün. G’nin A, B ve C sayılarından farklı olduğunu iddia ediyorum. Diyelim ki G, bunlardan biriyle aynı olsun. Bu durumda G, DE’yi ölçer. Fakat aynı zamanda EF’yi de ölçtüğünden, DF’yi de ölçmelidir, ki bu saçma bir şeydir. Bu nedenle G; A, B ve C sayılarından herhangi biriyle aynı değildir ve hipoteze göre asaldır. Bu durumda yine, A, B ve C’den daha fazla asal sayı bulmuş olduk.
Bu önermenin birkaç farklı ispatı daha mevcut, fakat burada anlatacağım, Hillel Furstenberg’in 1955 yılında topolojik uzayları kullanarak yapmış olduğu ilginç ve bir o kadar da güzel ispat.
Bunun için öncelikle üzerinde bir topolojik uzay tanımlayacağız.
ve
olmak üzere,
kümesini tanımlayalım. Şimdi bu kümeyi biraz daha yakından tanıyalım. Bunun için bir
tamsayısı alalım ve bu
sayısından başlayarak, pozitif ve negatif yönde sürekli
birim ilerleyelim. Böylece
olacaktır. Ayrıca kümenin tanımından, her
için
olduğu da söylenebilir. Şimdi,
olmak üzere, ‘nun bir topolojik uzay olduğunu gösterelim:
ve ayrıca açık kümelerin keyfi birleşiminin açık olduğu tanımdan kolayca görülüyor. O halde,
alalım ve keşisimlerinin açık olduğunu görelim. Bu kümelerden en az biri boş küme ise, kesişimleri boş küme olacağı için açıktır.
,
olduğunu kabul edelim ve
alalım. Bu durumda,
ve
olacak şekilde
vardır. Ayrıca yukarıda da belirttiğimiz gibi,
ve
olduğundan,
ve böylece
‘dir.
Bu uzayda;
(i) Boştan farklı her açık küme sonsuz bir kümedir.
(ii) Her kümesi kapalıdır.
Birinci iddia tanımdan gayet açık. İkincisi için ise eşitliği sağlandığından,
kapalı bir kümedir diyebiliriz. (Çünkü
, açık bir kümenin tümleyenidir.)
Şimdi bu topolojiyi kullanarak asal sayıların sonsuzluğunu gösterelim.
asal sayıların kümesi olmak üzere,
eşitliği sağlanır. Çünkü her
sayısının bir
asal böleni olduğundan
olur.
Eğer sonlu olsaydı, (ii) özelliğinden,
kapalı kümelerin sonlu birleşimi olarak kapalı bir küme olurdu. Bu durumda
kümesi açık bir küme olur, ki bu durum (i) özelliği ile çelişir. Demek ki,
sonsuz olmalıdır.

Kaynaklar
(1) Aigner, Martin; Ziegler, Günter M. (1998). “Proofs from The Book”. Berlin, New York: Springer-Verlag.